Arayıp Bulamayanlara (:

15 Kasım 2017 Çarşamba

OHRİD GEZİSİ #3

2. gün çok daha fazla yere gittim. Lakin çok fazla yağmur yağdığı için zor bir gün oldu. Sabah kahvaltı yapıp çıktım. İlk önce merkeze gittim. Bir sürü giyim mağazası vardı. Hatta birisinde maske gördüm. O kadar müthişti ki... Lakin satış görevlisi onun satılık olmadığı söyledi. :( 


El yapımı kağıtların olduğu bir workshopa gittim. Hala çok şaşkınım. Suya atılan şey bir bez parçasına nasıl dönüşüyor ve sağlam bir kağıt haline geliyor. Orada çekim yapamadım; ama oldukça etkileyiciydi. Hediyelik eşyalar da alınabiliyor. O kağıtlardan birinde ATATÜRK portresi görünce hoşuma gitti. :D Aniden gelen milliyetçilik duygusu. :D



Oradan çıktım ve kaleye doğru yürümeye başladım. Bir yokuş... Çık çık bitmiyor. Neyse gittiğime kesinlikle değdi. Manzarayı bir de oradan görmek müthiş bir duyguydu. Bir de kaleye girmeden önce ormanda yürürken kafama pat diye bir şey düştü. Yukarı bir baktım sincap :D Hiç canlı bir şekilde sincap görmemiştim. Çok mutlu oldum. :D Ama canım biraz yandı. :D


Kaleden sonra durağımız kiliseler oldu. Çok fazla kilise var. Plaosnik’e gittiğimde bir adam dikildi önümde. Tarihle ilgilenip ilgilenmediğimi sordu. Ben de çok aram olmasa da ilgilenirim dedim. Adam filozof olduğunu söyledi ve başladı kilise tarihini anlatmaya. Ben de dur diyemedim. :D Neyse anlattı anlattı, İngilizcesi de oldukça karmaşıktı. En sonunda dedi ki: “Some bahşiş?” Nasıl gülmem geldi. :D Dedim ben öğrenciyim, kusura bakmayın. :D Kilise çok güzeldi. Üsküp’teki pek çok kiliseye göre daha zengin bir mimarisi vardı. İçerden bir tane haçlı kolye aldım hatıra kalsın diye. Hemen kilisenin karşısında da Sinan Çelebi Türbesi vardı. Bir de orada Fatiha okudum. Bu şekilde her türlü cennete gideceğimi düşünüyorum. :D




Kale ve kiliseden sonra antik tiyatroya ve diğer kiliselere gittim. Artık gitme vaktim yaklaşıyordu. Son bir kez daha göle gitmek istedim. Sonra Nesli’ye, sincaba ve kardeşime gölden küçük taşlar aldım. 😊 Bir de tabii dedemlere buzdolabı süsü. :D Sonuncusu zaten olmazsa olmaz. :D Giderken sırılsıklam olmamı ve 3.5 saatlik otobüs yolculuğu ıslak şekilde geçirmemi saymazsak gayet güzel bir geziydi. 😊

14 Kasım 2017 Salı

OHRİD GEZİSİ #2

Üsküp-Ohrid yaklaşık 3.5 saat sürüyor. Ama yol kötü değildi. Fazla midem bulanmadı. Tabii bunun için sabah hiçbir şey yemedim :) Ohrid'e geldiğimde 15 dakikada kalacağım yere yürüdüm. Zaten sadece bir sırt çantam vardı. Eşyalarımı bıraktıktan sonra dışarı çıktım ve bir kahve içtim önce. :) Yol kötü yaptığı için o gün pek bir şey yiyemedim. Lakin gözlemlediğim kadarıyla turistik bir yer için yiyecek fiyatları oldukça uygun. İlk gitmek istediğim yer tabii ki Ohrid gölü oldu. :) Açtım haritayı gidiyorum. :D Birisi haritaya çingene mahallesinin sonunu Ohrid gölü diye kaydetmiş. :D Korkunç bir yerdi; ama bir hayli eğlendim. Nasıl da kandırdılar beni :D 

Neyse sonra sora sora gittim... Resmen büyüleyici bir yerdi. İzmir'e benziyordu. Şarap tadım yerleri bana Şirince'yi anımsattı. Aynı zamanda evlerinin Bodrum evlerine benzediği sokaklar vardı. :) İlk günümü tamamen gölün olduğu kısımda harcadım. Yürüyüş, fotoğraf çekmeler derken zaman geçti. Akşam yine çıktım, hem gün batımını yakalamak için hem de gece nasıl olduğunu görmek istedim. Lakin gece çok soğuktu. O rüzgar beni mahvetti.


Balık yemek istiyordum. Hem uygun fiyatlı hem de tadını çok övüyorlar. Lakin gittiğim yerlerde en az yarım saat beklemen gerekir dedikleri zaman... Gittim bir pizzacıya ve bir dilim pizza aldım. Onu da zorla yedim, midem kötü olduğu için. Yarısını köpek arkadaşla paylaştım. 

Devamı gelecek...



13 Kasım 2017 Pazartesi

OHRİD GEZİSİ #1





Ohrid gezisine duş alırken birden karar verdim. Aslında aklımda hep vardı; ama ne zaman hayata geçireceğimi bilememiştim. Cuma günü kararımı verdim. Cumartesi gidecektim uyanabilseydim; ama Pazar gününe kaldı. Cumartesi biletimi aldım ve Booking'ten kalacak yerimi ayarladım. Öğrenci olduğum için ve kalacağım yere pek para vermek istemediğim için hostelde kalmayı tercih ettim. :) Gecesi 30 TL civarı, merkeze 5 dakika yürüme mesafesinde, kahvaltı dahil, mutfağını kullanabildiğiniz bir hostel. Beklentim çok düşüktü; ama bizim yurttan bin kat daha temiz ve güzeldi. :D Ben 8 kişilik odada kaldım. Lakin sezonu olmadığı için hostelde pek kişi yoktu. Bizim odada Matt adında bir genç vardı. Bir de Çinli, tatlı bir teyze vardı. Linkini buraya koyuyorum. :) Gayet güzeldi. Az kişilik odalar da tercih edilebilir.

Devamı gelecek...