Arayıp Bulamayanlara (:

22 Nisan 2018 Pazar

Seçim Yaklaşıyormuş

İlk olarak en sevdiğim resmi bayramlardan birisi olan 23 Nisan için bu sene ki temennimi yazmak istiyorum. :)


Nefret ve cahillikle değil iyilik ve bilgiyle yetiştirilen çocukların olduğu bir dünya diliyorum bu sene. Her ne kadar değeri bilinmese de gurur duyulacak, çok güzel bir bayrama sahibiz. Ve gelelim bugün yazmak istediğim konuya...



Geçen hafta  resmi olarak erken seçim kararı alındı ve hemen her yerde bir sürü yazılar yazıldı. Televizyon programlarında tartışmalar yapıldı. Aslında beni şaşırtan bir şey olmadı. Böyle bir ortamda erken seçim yapılacağı çok belliydi. Lakin şöyle bir problem var. Halkın %48.59'u ne için oy verecek?.

2017'de yapılan seçim aslında çok büyük bir rejim değişikliğiydi yani tüm siyasal yapıyı değiştiren şartları içeriyordu. Bu seçimde halkın %48.59'u hayır diyerek bu rejimi desteklemediklerini belli etmişti. Seçim halkın kabul ettiği bir rejimde olmak üzere farklı seçenekler dahilinde olursa bir anlam ifade eder. Lakin bu durumda halkın %48.59'unun herhangi bir şekilde oy vermesi saçma olacaktır. Çünkü bu sistemde başta kim olursa olsun bu kişiler böyle bir sistemi istemiyordu. Eğer demokratik bir ülkede yaşıyor olsaydık bu kişiler içerisinde hala aynı kararda olanların boş oy atması beklenen bir davranış olurdu. Ancak ne yazık ki boş oyların imkan bulundukça derhal sayım esnasında doldurulduğunu biliyoruz. Bunu 2017 seçimlerinde de yaşadık. Böyle bir ortamda bu insanların ne yapacağı çok tartışmalı bir konu. Eğer herhangi bir kişi için oy kullanırlarsa 2017'deki kararlarıyla büyük bir çelişki yaşayacaklar demektir. Oy kullanmak yerine boş oy attıklarında da hiçbir şekilde bu oyun güvenliğinden emin olamayacaklardır.

Çıkmaz sokakta bugün.

19 Nisan 2018 Perşembe

Mandela'nın Bavulu

Yazıya ilk olarak Mandela'nın kim olduğuyla başlamak istiyorum... Nelson Rolihlahla Mandela Afrika'nın kurtarıcısı olarak da görülmekle birlikte Güney Afrika'nın ilk siyahi devlet başkanıydı. Yaşamı ve eğitim hayatı kendisinin kişiliğini belirleyen şeyler oldu. Haksızlıkların olduğu bir ortamda dünyaya gelip hukuk eğitimi aldı. Kendi ülkesinde adaleti getirmek isteyen ve oraya güzel şeyler katmaya çalışan Mandela dünya çapında bir yer edindi. Eğitime ve çocuklara verdiği önem ülke geleceği için büyük öneme sahipti. Ülkedeki yolsulluk ve AIDS ile mücadele etti. Irkçılığa karşı gelerek hem ülkede hem de dünyada bir kelebek etkisi yarattı. 1993'te Nobel Barış Ödülü aldı.

Eskişehir'de kendisi adına farklı ülkeleri ve birikimi de temsil etmesi adına Mandela'nın Bavulu isimli bir sergi açıldı. Açılalı 1 aydan fazla olsa da ben anca gidebildim. Çok güzel tablolar vardı.



  • Özgür olmak, sadece birisinin zincirlerini kırması değildir ancak başkalarının özgürlüğünü artırmak ve başkalarının özgürlüğüne saygı duyacak şekilde yaşamaktır.
  • Kadınlar bütün baskı ve zulüm zincirlerinden kurtulmadıkça özgürlükten bahsedilemez.
  • Önemli olan derinin rengi değil değerlerinin rengidir.
  • Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok. Ruhunuzu satmayın yeter.
  • Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silah eğitimdir.
-Nelson Mandela...

16 Nisan 2018 Pazartesi

Film Gecesi

Çok yoğun zamanlar geçirmiştim ve kendime zaman ayırmaya, yormayan ve eğlendiren birkaç şey yapmaya ihtiyacım vardı. Sonra sincapla film izleme kararı aldık. :) Önce bir film önerdi, onu izleyelim diye. Sonra da dedi ki: "Acaba korku filmi mi izlesek ya?"

Benim korku ve gerilim filmlerimi ne kadar sevdiğimi bilmiyorsunuzdur. Çünkü film hakkında yazmamıştım pek. Lakin anladım ki artık eskisi kadar sevmiyorum veya kaliteli bir korku-gerilim filmi bulmak çok zor. Çünkü filmde neler olacağı o kadar belli ki bunlardan korkmak pek mümkün değil. Bir süre sonra komedi filmi izler gibi bir hal alıyorsunuz.



Listeden filmlere baktık. Ben eski bir akıl hastanesinde geçtiği için ve eski zamanlarda yapılanlar da gösterilecek diye "Tımarhane" filmini seçtim. Çok heyecanlıydım. Lakin sincapla ne zaman film izleyecek olsak ve filmi ben seçsem o film kötü çıkıyor. :D Saçma sapan bir filmdi. 73 ya da 78 dakika olması lazım filmin. Bir süre sonra olaylar ilginçleşir diye beklerken film bitiverdi. :D



Sonra listeye geri döndük. Çünkü kendimizi film izlemiş saymıyorduk. :D Diğer filmi sincap seçti. Romantik komedi kategorisinden Rüzgar isimli bir film. Halil Sezai'yi ve baş rolde yer alan çocuğu sima olarak tanıyor olsam da kadın karakteri tanımıyordum. Aslında tam bir eski Türk filmi senaryosuydu. Annesi babası olmadığı için mafya tarzı bir adamın eline düşmüş ve hırsızlık yaptırılan bir çocuk çetesi ve onların hikayesi. Kendine yeni aile bulmaya ve bu hayattan kurtulmaya çalışan çocuklar. Tabii ilk filmle kıyaslanacak olursa çok daha memnun kaldım. :D Ben en iyisi belgesellerden devam edeyim. Çünkü çok daha keyifliler.