Arayıp Bulamayanlara (:

19 Ağustos 2017 Cumartesi

Pasaport Macerası

Lanet bürokrasi yazımda vize maceramı anlatmıştım. Tabi bu seviyeye gelmeden önce bir de uğraştığım pasaport meselesi var :D

Makedonya’da 3 aydan fazla kalacağım için vize almak zorundaydım ve bu vize sadece bordo pasaporta veriliyor… Nedenini anlamak zor. Yani anlayacağınız ben gül gibi yeni aldığım yeşil pasaportumu değiştirmek zorunda kaldım. -.-

Mecbur olunca ben de yeni pasaport almak için randevu aldım. O zamanlar Eskişehir’deydim. Lakin emniyetin yerini bilmiyordum. Neyse açtım Google Haritalar’ı. Baktım ki emniyet çok da uzakta değil. Yürünerek bile gidilir… Belediye tarafından bir yerde… Randevuyu erkene aldım ki öğlen okula yetişeyim… Çıktım, başladım yürümeye. Haritadan da bakıyorum arada. Lakin bir türlü bulamıyorum. Sonra yolun karşısında zabıta gördüm. Emniyetin yerini onlar bilmesin de kim bilsin… Gittim sordum. Bana demesinler mi onların yeri değişti… Birleşip çevre yolunda bir yere taşınmışlar. Fazla vaktim olmadığı için taksiye binmek zorunda kaldım. Çünkü kim bilir otobüs ne zaman gelecek.

Taksiden indim. 10-15 dakikada ulaşmıştım. Koskoca bir yer. Girişi bulmak da zor geldi :D Neyse bir yere girdim. Bayağı araç falan var. Kapı görmüştüm, açıksa oradan girerim diye düşündüm… Düşünmez olaydım :D Kapı kapalıymış. Ama dönerken daha büyük bir sürpriz bekliyordu beni. Bir polis memuru geldi hızla. Dedi ki: “Hanfendi siz ne yazıyorsunuz?! Burası yasak bölge. Tüm kameralar sizi gördü. Ne işiniz var orda…” E arkadaşım ben her gün emniyete mi geliyorum ne bileyim! Madem yasaklı bir şeyle kapat orayı insanlar girmesin! Neyse o sinirle girdim içeri.


Bir türlü neden bordo pasaport istediğimi anlayamadılar. Konsolosluğu aradılar falan. Sonra düşündüler ki acaba ailemde Fetöcü var, bu yüzden mi değiştirmek istiyorum. Sonra uzun bir süre araştırdılar. En sonunda alabildim pasaportu. Bir de öğrenci kimliğimi unuttuğum için tekrar gitmek zorunda kaldım, yolda yaralandım falan… Yani hem sakar hem de şanssızım biraz :D Bayağı uzun oldu bu yazı. O yüzden kestim :D

17 Ağustos 2017 Perşembe

İdeal Sevgili Kimdir?

Çoğu insan hayatının büyük bir kısmını ideal sevgilinin hayalini kurarak ve onu bulmaya çalışarak geçiriyor. Elbette hayattaki tek amaç bu olmasa da… Kim düşünmemiştir ki… Birçok seçenek var. Hem fiziksel anlamda hem de ruhsal anlamda sizin için doğru kişiyi bulduğunuzda hayatınız çok daha iyi bir hal alabilir.

Fiziksel anlamda sarışın, esmer, kumral… Orta boylu, kısa ve uzun boylu insanlar… Kahverengi, mavi, ela ve yeşil gözler… Çok fazla çeşit var. Kimisi göze önem verir, kimisi ellerin, gülüşün güzelliğine. Herkes farklı kriterlerde birisini arar. Lakin sonuca baktığınızda genellikle hayallerinize tıpatıp uyan birisini bulamazsınız.

İsterseniz ki naif, cana yakın, komik birisi olsun yanınızda… Hayatınız boyunca seçim yapamayan biriyseniz sizin yerinize bazı şeylere karar verecek, ipleri eline alacak birisini ararsınız. Herkesin kendi tercihi tabii… Lakin insanların yaptıklarını düşündükçe, gördükçe tercihlerimizin ne kadar yanlış olduğunu anlayabiliyoruz.

Pekii ideal sevgili kimdir? Tabii ki hayvanlar :) Kedi, köpek fark etmez…

İlk olarak gözü dışarda değildir, size sadıktır.

İnsanlar gibi komplike düşüncelere sahip değillerdir. Ne zaman ne istediğini veya istemediğini kolay şekilde anlayabilirsiniz.

En önemlisi ise sizden sevgiden başka bir şey istemezler. Ne kadar tatlış değil mi 😊

Ne bileyim sosyal medya hesapları falan yoktur mesela :D


Yani işin aslı… Kedili bir teyze olmak aslında kötü bir şey değil. Aksine sizi mutlu edecek bir şey. İnsanlardan hayır yoksa boşverin 😊 Çok da önemli değil.

8 Ağustos 2017 Salı

Lanet Bürokrasi!

Bu bürokratik işler ne kadar berbat. Bu ülkede yaşayıp bundan şikayetçi olmayan birisini görmek mümkün değil ne yazık ki. Ancak bunlar sadece Türkiye için de geçerli değil. Kendisini Avrupa ülkesi olarak gören lakin en ufak bir işlem dahi yapamayan bir Makedonya var örneğin. Neymiş, hükümet değişmiş, işlemler yavaşmış…

Erasmus ile Makedonya’ya falan gidecek arkadaşlar varsa şimdiden dur diyorum! Sakın ha, o hataya düşme! İlk olarak yeşil pasaportu olan birisi olarak bordo pasaport almak zorunda kaldım. Bir de üzerine 3 aydan fazla kalacağımdan oturma iznine ihtiyaç duyacağım için vize almak zorunda kaldı. Ama ne vize ne vize… İstemedikleri şey yok. Konsolosluktan alacağınız vize formu ve geçici ikamet izni formu hayatınızda göreceğiniz en saçma bürokratik form olacaktır. Kelimelerin dahi yanlış yazıldığı bir resmi form(!).

Haa bu arada, pasaport değiştirme maceramda bir harikaydı. Herkes neden bordo pasaport istediğimi merak etti. Babamın Fetöcü olup olmadığını bile sorguladılar. O yüzden mi değiştiriyorum. Yurtdışına mı kaçacağım diye :D Kimse akıl erdiremiyor tabi … Bir de emniyette tutuklanıyordum az kalsın. O hikayeyi başka bir zaman anlatırım :D

Bunun dışında Türkçe olan tüm belgelerinize noter onaylı bir Makedonca çevirisi yaptırmanız gerekiyor. Hani ne var İngilizce olsa çeviri… Böyle bir şey yapmak yaklaşık 500 TL’yi gözden çıkarmanız gerekiyor. Bunun dışında memur ailesinde büyümediyseniz ve sosyal güvenceniz yoksa özel sağlık sigortası yaptırmanız gerekiyor. Kim bilir o kaç paradır?..

Aynı zamanda Ankara’da koskoca büyükelçilikte çalışan bir Makedon yetkili olması ve kendisine yaklaşık 15-20 günlük tatil ilan etmesi de inanılmaz bir durum… Gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum :D İşler mecburen İstanbul’a kaldı.

Okul ve yurt ile olan saçmalıkları hiç anlatmaya gerek duymuyorum. Kimsenin kimseden haberi yok. Lakin bu vize işlerinde bu problemler hep oluyormuş herhalde… Bir iç dökme seansı oldu sanki… Ama içimi rahatlatmam gerekiyordu.


Bir an önce şu işleri bitirip yemyeşil pasaportuma kavuşmak istiyorum. Gitmeden soğudum Makedonya’dan. Lakin umarım, güzel günler bizi bekliyordur.

6 Ağustos 2017 Pazar

İntihar



20-25 yıldır evli bir çift. 2 tane de çocukları var. Çocuklardan birisi büyük olsa da diğeri henüz 10 yaşlarında. Aşk, sevgi, saygı gibi hiçbir şeyin olmadığı bu evlilik elbette zorla ilerliyor. Sadece çocuklar için. Her an birbirine düşmanmış gibi laf söyleyen iki kişi söz konusu. Küçük çocuğa şaka gibi gelse de büyük çocuk evde olduğu süre boyunca huzursuzluk dışında bir şey hissetmiyor.


Uyku problemi olan bir kadın var. Ses, ışık her şey etkiliyor onu. Adam da inatla yatak odasında film, dizi izleyerek uyumak peşinde. Hal böyle olunca 10-15 yıldır ayrı uyuyor çift. Lakin kadın hala o aksiyon ve gerilim filmlerinden, dizilerinden rahatsız olmaya devam ediyor. Sonuçta aynı evin içinde sesten ne kadar kurtulabilirsiniz ki… Çığlık sesleri, patlama, kırılma sesleri... Adamın da kulakları sağır mıdır nedir?.. İnadına açıyor o sesi. Evde sadece bir şeylere kızmakla vakit geçiriyor. Onun dışında film, dizi izlemek dışında ve yiyip içmek dışında tabii yapabildiği herhangi bir şeyi yok. Kadın her gün o sesi kıs, doktora git kulakların problemli diyor. Ancak ne işe yarar ki… Adamın umrunda değil elbette kadının uyuyup uyumaması. Her gün aynı şekilde geçip gidiyor. Artık çıldırmak üzere olan kadın bir gece bir cinnet anında mutfağa girip kendisini bıçaklıyor. Büyük çocuk sesleri duyduğu an hemen küçük kardeşini alıp evden kaçıyor. Yolda hemen polisi arıyor. Hayatı boyunca babasından nefret eden büyük çocuğun aklında olan tek şey babasının geberip gitmesi. Lanet olası o adam ise böyle bir durumda tabletini, telefonunu alıp evden çıkıyor. Hayatını hiçbir şey olarak geçirmekten gocunmayan adam 3 kişinin hayatına mal oluyor.