Arayıp Bulamayanlara (:

25 Ağustos 2017 Cuma

Gönüller Bir Olunca

Herkes farklı hayatlar arar. Bulunduğu yerden farklı, heyecan verici… Yeni kişilerle tanışmak ister. Bazen imkansızı ister. Mavi balık da imkansızın peşinden koşarmış hep. Bundan dolayı da bir türlü mutlu olamazmış. Çünkü hiç imkansız olana ulaşıp tatmin olmamış şimdiye kadar. Tabii şanslıymış… Ailesi, arkadaşları varmış. Ancak gözü hep yukarıdaymış. Güneşin ışıltısını daha yakından görmek, yeryüzüne daha yakın olmak istiyormuş. Biraz da laftan anlamaz bir balıkmış. Arkadaşları ve ailesi onu hep uyarırmış. “Büyük bir balık değilsin, yukarı çıkar ve zıplayıp etrafa bakmaya devam edersen bir gün bir kuşa yem olursun.” derlermiş. Haklı olduklarını bilse de balık bu huyundan vazgeçmezmiş. Nasıl ki bir insan tutkusunu kaybederse yaşayamaz, mavi balık da öyle düşünüyormuş.

Mavi balık bir gün yine kimseye haber vermeden yukarı çıkmak için hazırlanmış. Pullarını düzeltmek için yosunlara sürtünmüş. Sonra ailesi gelmeden hızlıca yukarı doğru yüzmeye başlamış. En sonunda güneş ışınlarının denize değdiği o çizgiye gelmiş. Hazırlanmıış ve zıp… Her şey çok güzelmiş. Bir kere daha zıplamış. O ara ilgisini çeken bir şey fark etmiş. Ağacın en üst dallarında bir sincap görmüş. Elinde kahverengi, sert kabuklu bir şey… Sürekli onunla ilgileniyor. Birkaç kez daha zıplayıp bakmış sincaba… Nedense kendisine çok yakın hissetmiş. Ama ailesi onun yokluğunu fark etmeden geri dönmesi gerekiyormuş. Denizin derinliklerine dalmış ve gözden kaybolmuş.

Mavi balığın varlığından habersiz sincap günlerdir kışa hazırlık için yiyecek topluyormuş. Sürekli aynı şeyleri yapmaktan sıkılan sincap ormandan biraz uzaklaşmak istemiş ve deniz kenarında bir ağaç bulup oraya yerleşmiş. Bir süre orada kalmaya karar vermiş. Akşamları evine gidip topladığı palamut, ceviz, fındık ne varsa onları bırakıp sabaha karşı yine dönüyormuş yazlık ağacına.

Ertesi gün mavi balık arkadaşı Gece’nin yanına gitmiş. Gece’ye “Nedenini bilmiyorum; ama ben bu sincapla tanışmalıyım.” demiş. Gece arkadaşına engel olmak istese de kafasına koyduğu şeyi yapacağını bilir. Nasıl dikkat çeker düşünmüşler. Zıplayıp durmaktan başka yapabileceği bir şey yokmuş mavi balığın. Elbet bir gün fark edecektir sincap onu. Tabii mavi balık o ara zıplama provaları da yapıyor. Sonuçta zıplarken ağzı, gözü yamulmamalı. Sincap ondan korkmamalı. Hem bu enine siyah çizgiler onu fazla kilolu gösteriyor muydu acaba?.. Bunları düşünürken uykuya daldı balık… Ertesi gün hemen hazırlandı ve yukarı çıktı.

Zıpladı balık. Tekrar ve tekrar zıpladı. Ve birden… Sincapla göz göze geldiler. Balık hemen aşağı düşse de o an sanki zaman durmuştu. Sincabın gözleri güneş ışınlarından, gökyüzünü süsleyen yıldızlardan kat ve kat daha ışıltılıydı. Sanki yeryüzünün bu kadar güzel olmasının tek sebebi o sincaptı. Yemyeşil o ağaca ne kadar da yakışıyordu. Sincap balığı gördüğü an elindeki cevizi yere düşürmüştü. Ama gözünü aşağı indirip nereye gittiğine dahi bakamıyordu. Balığın pulları güneş ışığında parıldıyordu. Mavi renginin üzerindeki çizgiler onu özgürleştiriyordu. Sanki mavi gökyüzünde uçan siyah kuşlar gibiydi balığın çizgileri… Balık denize her düştüğünde tekrar zıplamasını bekliyordu sincap heyecanla. Balığı her gördüğünde aynı heyecana kapılıyordu. Çok farklı hayatları vardı ikisinin de… Lakin her gün birbirlerini görmek için, biraz daha birbirlerine yakınlaşmak için çabalıyorlardı. Balık her gün zıplaya zıplaya sporcu olmuştu. Sincap ise kışın dahi denizin serinliğine rağmen o ağaçta yaşamıştı.



Herkes farklı hayatlar arar. Bulunduğu yerde farklı, heyecan verici… Yeni kişilerle tanışmak ister. Bazen imkansızı ister. Lakin hayat imkansızı da gerçek kılabilir. Ne demişler…. Gönüller bir olunca balık denizin derinlerinden çıkıp ağacın en yüksek dalına kadar zıplar, sincap denize girip yüzmeyi huy edinir…

17 yorum:

  1. Bayıldım hikayeye, ne kadar güzel anlatımın var, eline sağlık İrem'ciğim, mutlaka yazmaya devam et. :)

    YanıtlaSil
  2. ay bu çok güzeldi. nerden geldi aklına beee. bi de kedili bişi yaz işteeee. evdeki kediden esinlen :)

    YanıtlaSil
  3. Ne kadar samimi ve sıcacık bir öykü :)) Kalemine sağlık :))

    YanıtlaSil
  4. hi dear,
    i'm a new follower of your nice blog, can you follow mine?
    https://amoriemeraviglie.blogspot.it/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Thank you for your visiting :) Of course, I will follow you :)

      Sil
  5. Güzel bir hikaye. Beğenerek okudum :)

    YanıtlaSil
  6. baak ama son yazımdasııın :)

    YanıtlaSil
  7. Ne güzel bir hikayeydi bu.İmkansız diye birşey yoktur dedirtti bana. Demekki gönülden isteyince imkansız gibi görünenler gerçeğe dönüşebiliyormuş.Kaleminize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Darısı hepimizin imkansızının başına :)

      Sil
  8. Sade ve Derin'in blog tanıtımlarından öğrendim ve ziyaretinizdeyim. Merhaba :)

    YanıtlaSil
  9. güzel öykü , kalemine sağlık ...gerçi son zamanlarda balığın nereye kadar çıkabildiğinden ziyade kimlerin üzerine basarak oraya çıkabildiği düşünülmekte :D

    YanıtlaSil